13:19
Okumuyor, Yazmıyor, İzlemiyor ve Dinlemiyoruz
Okumaya vakit yok ki, anlamaya takat kalsın.
Evet, Okumuyor, Yazmıyor, İzlemiyor ve Dinlemiyoruz. Çünkü bunların hiç birine vaktimiz ve takatimiz yok. Dahası katlanabilecek bir tahammülümüz yok.
Bir kitap alsak, "Çok kalın bu, okunmaz." 
Bir film açsak, "Çok uzun, sarmadı ve kapağı da hoş değil."
Bir yazı görsel, "Ne de uzunmuş, okunur mu bu hiç."
Biri bir şeyler anlatsa, "Ne anlatıyor bu? Daha da işi mi yok." diyerek kaçıyoruz.
Bir nükte, bir öykücük, bir hatırlatma veya adı, türü ne olursa olsun gördüğümüzde, duyduğumuzda yahut karşımıza çıktığında ilgilenmek ve incelemekten ziyade bahanelerle kendimizden uzaklaştırıyoruz. Vaktimiz yok. Aslında sorun vakit değil, tahammül. Saygı ve sevgi... Yazılanlara sevgi, yazanlara saygı kalmamasından. İlimden bir haber, bilgelik taslamaktan. Adeta doymuş satıcı gibi, bilgiye doymuş cahillerden olmayı seçiyor olmamızdan kaynaklı ötekileşme çabası var içimizde artık. 

Sosyal medyadan çıkmıyoruz ama kısacık bir metni daha okuyacak halimiz ve zamanımız yok. Saatlerce video ağlarında takılıyoruz ama bize fayda sağlayacak bir - iki dakikalık yorumlama, bilgilendirme veya nasihat videosuna ayıracak vaktimiz yok. Kitap alacak para yok, olsa da okumaya zaman. 
Sosyal medyada kimseye yazmıyor, kimse ile muhabbet etmiyoruz. Etsek de zaten dili katlediyor, karşıdakinin kalbini parçalıyoruz. 

"Dinlemek ve izlemek zor gelirken, okumak ve anlamak ne mümkün"

Peki biz ne yapıyoruz?

Sosyal medyada oyun, bilgisayarda oyun oynuyoruz. Video ağlarında komedi veya erotik görüntüleri izliyoruz. Okumak gibi bir huyumuz zaten yok, olsa da iki konu dışında hiç bir konuya ilgi duymuyoruz. Futbol ve erotik hikayeler. Bu veriler arama motoru ve gözlem anketleri sayesinde tespit edilmiştir. 

Okuduklarımız kısa başlıklar. İlgi çekerse içeriğine bakıyor ama sadece ilk cümlesini okuyoruz. Onu bile tam saymamak gerekli. İlginç bir videoyu tam izleme huyumuz yok. İleri sarma ve yarıda kesip, kapatma huyumuz var. Film izlerken dahi ilk bölümleri atlıyor, film esnasında farklı işlere kafa yoruyoruz. İlk 15 dakikada, hatta 10 dakikada sarmayan, beğenmediğimiz hiç bir filmi izlemiyoruz; dahası kapağını beğenmediğimiz filmleri almıyor ve açmıyoruz bile. 
 

Haber mi Okuyoruz?

Evet, spor haberleri okuyoruz ama voleybol, tenis ve yüzme gibi sporlar bize göre spor değiller. 

Ders mi Çalışıyoruz?

Evet, dersten kapa kaldırmıyoruz. Bir siteye girip, bir iki konuya göz gezdiriyoruz ama o konuları not almak, ilave bilgilere bakmak gibi huyumuz yok. Zaten buna zaman da yok. Çünkü ders çalışırken, sözleri anlamsız bir pop şarkısı o esnada çalıyor ve bizim Facebook hesabımız hep açık. Gözümüz orada. Takip ettiğimiz sayfa ve guruplar ise manidar; komedi, itiraf vb.
Dahasını sıralamakla alır başını gider. Boş yere detaylarla uzatmaya gerek yok. Zaten okuduğumuzda yok. Sözün kısası bence bizde durum böyle. 

Bu arada demeyelim ki, biz televizyon izliyoruz. Televizyon değil, sadece manasız ve ahlaksızlığa tapınan dizileri izliyoruz.  - Ek Bilgi Sayfası -

Bu yazı yayına girdiğinde;

Hava Durumu: Parçalı Bulutlu 28°C idi;
Döviz Kuru: Dolar: 3,4674 | Avro: 4,1198 | Tam Altın: 942,63 idi.
Ayrıca; "Süikastçı", "Kocaayak ve Oğlu" ve "Siccin 4" filmleri vizyona girdi. "Uçan Tabut" ve "Sapiens" kitapları en çok satılanlar listesinde yer aldı.
RSS: http://www.mevlutbakitapan.com/blog/rss/
booked.net Konum: Soğanlık, Kartal - İstanbul / Türkiye
Kategori: Bencesi | İnceleme: 18 | Ekleyen: jungnet Eklem: - Ek Bilgi Sayfası - | Etiketler: Okumuyor, izlemek, İzlemiyor ve Dinlemiyoruz, biz ne yapıyoruz, Yazmıyor, haber mi dinliyoruz, okumak, dinlemek | Değerlendirme: 5.0/1
Bütün Yorumlar: 0
avatar
Mevlüt Baki TAPAN:
Ve takvimler 11 Eylülü gösterirken ben de 2. üniversite kapsamında yeniden öğre... »»

Bir başka blog yazım:

Dil Öğretim Yöntemleri

 
Bilindiği üzere birçok yabancı dil öğretim yöntemi mevcuttur. Tek tek bunları Dil bilgisi çeviri yöntemi, Telkin yöntemi, Grupla dil öğretimi yöntemi, Sessizlik yöntemi ve Tüm fiziksel tepki yöntemi gibi birkaç yöntem bulunmaktadır. Her biri kendi başına koca bir ders denilebilir. Bence bu yöntemlere ilaveten bir yöntem daha var ki, bununla da artık dil öğrenmek mümkündür. Okuyarak ama öykülemeli okumayla dil öğrenme - öğretim yöntemidir. Yani kişi roman, hikaye okuyarak dil öğrenebilir. Bir romanı alıp okuyorsunuz ve bu roman içerisinde kahraman sizsiniz. Belli aralıklarla size görev...Devamı

Bana Dair
Eğitmen&Kalite Uzmanı Yazar
Bostancı-Kadiköy/İstanbul, Türkiye

Facebook | Linkedin | Blogger

mevluttapan@gmail.com mevluttapan@live.com mevluttapan@yandex.com.tr İletişim | Destek Olun | E-Bülten
Özlüğüm
 "Almanca Eğitmen & Kalite Uzmanı Yazar" Alman Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Bağımsız gölge yazarlık, almanca-ingilizce eğitmenlik yapmaktayım.  
Aynı zamanda PractiCall Solutions şirketinde çalışmaktayım. Projelerim: Tatilbudur & Eleman.net
Sektör: Çağrı Merkezi